Kitap

Kalbimin Can Mayası

kalbımın-can-mayası-kıtap

İclal Aydın’ın 3 Kız Kardeş kitabını okuduysanız büyük bir ihtimalle kitabın devamını siz de dört gözle bekleyenlerdensiniz. Bilindiği üzere dönüşün bütün hayatını, sevdasını, ailesini, kırgınlıklarını, sırlarını sakladığı defterini eğitimi için Amerika’ya giden yeğeni defneye emanet etmesiyle bu aile hikayesini dönüşün gözünden, onun bildiği kadarıyla okumuştuk. Kalbimin Can Mayası, bir yazarın en yakın çocukluk arkadaşının ölümünün ardından yazdığı bir köşe yazısı ile başlıyor. Bu yazı bizim aileyi özellikle de Türkan’ı çok etkiler çünkü iki gencin yıllar önce Türkan’a olan aşkının itirafını içeriyor. Olaylar bu kez Defne’nin anlatımıyla, onun iç dünyasını ortaya koymuş. Defne Amerika’dan bir kalp acısıyla dönmüş, olgunlaşmış ve kendi ayakları üzerinde duran bir kız olmuştur. Amerika’dan tanıdığı Kaan’ın ailesinin sahibi olduğu Nevşehir’de bulunan otelde işletmecilik yapmaktadır. Amerika’dayken yıllardır görmediği babaannesiyle yüzleşmiş artık bir nebze olsa içi rahatlamıştır. Çocukken yaşadığı olayların, annesine yapılan haksızlıkların hesabını bir bir sormuştur. Babaannesini de bu yüzleşmeden bir süre sonra kaybetmiştir. Babasının karısı ve kızı kiraz ile tanışıp aslında olayların bir de diğer tarafını dinlemiştir. Geçmişe dair bütün hesaplarını böylece kapatmıştır. Özlediği tek şey Amerika’da bıraktığı daha doğrusu kendisini terk eden Ömer’dir. Türkan ve Kartal kızlarının kendilerinden uzakta yaşaması fikrine pek alışamasalar da onun durgun hallerinden bir şeyler olduğunu anlarlar ve kararına saygı duyarlar. Türkan’ın geçmişe dair yaşadıkları, annesi Nesrin Hanımın nasıl öldüğü, Türkan’ın nasıl günlerce hapis hayatı yaşadığı, o evden nasıl ayrıldığı, gençlik aşkı, evliliği her şey anlatılmış kitapta.

Kalbimin Can Mayası Kitap Açıklaması

İnsan Bir Hikayeye Kendini Kaptırdığında, Bir Bakıyor Ki Karşısındakini Anlamaya Başlamış.

“Nedenini bilmeden peşine düştüğümüz duyguların, izini sürdüğümüz tutkuların, hapishanemiz olan korkuların bize bizden önceki nesilden kaldığına kanaat getirdim. Unutmamak, hatırlamak, birbirini tamamlamak için aslında.”

Diken kelebeklerinin göçü altı nesil sürüyorsa ve nesiller birbirinde devam ediyorsa, dağın bu yanıyla öbür yanını, denizin bu ucuyla öteki ucunu, bir kıtanın başlangıcıyla bitimini aynı anda görebilen hangi nesildir?

Kapalı bir kapının iki tarafında iki insan duruyor. Rüçhan ve Nesrin. Türkân ve Mine. Kartal ve Somer. Peki, bir sonraki nesilden Defne ve Somer’in öteki kızı Kiraz kendi aralarındaki kapıyı aralarsa, diğer kapalı kapılara ne olur?

Dün, bugün ve yarın, bir neslin yolunda kesiştiğinde hikâyeler nasıl değişir?

Belki de, Kiraz’ın Defne’ye söylediği gibi bir aynaya tutulur bütün hikâyeler:

“Büyürken, genç kız olurken fark ettim ki, benim annem de sen ve senin annen için öteki kadın.

Annelerimize yaşatılan reddedilişin iki ucuyduk seninle. Rüçhan Hanım’ın ölüme giderken hüzünle baktığı bir aynayız biz. Birimiz aynanın sırrı, diğerimiz camıyız.”

Üç kız kardeş Türkân, Dönüş ve Derya’nın hikâyesi, Ayvalık’ta kaldığı yerden, bağımsız kurgusu ve tanıdık karakterleriyle devam ediyor

Aysel Bağcı

Bir kitap sever, kitaplara aşık insan...

Yorum Yaz