Kitap

Harry potter kitap serisi incelemesi

Harry potter kitap serisi incelemesi

Türkiye’de 1999 yılında yayınlanmaya başlayan J.K. Rowling’in kaleme almış olduğu 7 kitaplık Harry Potter serisinin çok sevilmesi ve büyük bir hayran kitlesine sahip olması da ayrıca yapımcıların dikkatini çekmeyi başardı. Böylelikle ilk uyarlama filmi 1 Şubat 2002’de Türkiye’de gösterime girdi.

Serinin Başrolleri ise; Rupert Grint, Daniel Radcliffe, Emma Watson hiç değişmez iken, Richard Harris, Alan Rickman, Robbie Coltrane, Maggie Smith, Tom Felton, Warwick Davis, Julie Walters gibi saymakla bitiremeyeceğimiz geniş bir kadro ile karşı karşıyayız.

Seyirciye fantastik dünyanın kapılarını açan seriyi izlerken teknolojinin gelişmesi ile git gide daha kaliteli bir hale geldiğini ve izleyiciyi tatmin ettiğini söylemiş olsak kesinlikle yanılmayız.

Bebekken büyücü olan anne ve babasını kaybeden Harry teyzesi ile yaşamını sürdüren bir çocuktur. Pekte mutlu bir yaşantısı olmayan Harry, eniştesinin mani olamasına rağmen Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndan gelen mektup ile hayatındaki sırlardan haberdar olur ve böylelikle büyük macera başlar.

Anne ve babasının da onun gibi büyücü olduklarını Lord Voldemort (Kim Olduğunu Bilirsin Sen) tarafından öldürülene dek öğrenir. Harry ise bu kıyımdan daha bebekken annesinin sayesinde kurtulur ve alnındaki meşhur yara izi de bu şekilde oluşur.

1. Harry Potter ve Felsefe Taşı (2001)

1. Harry Potter ve Felsefe Taşı (2001)

Harry Potter, okuyucu ve izleyici açısından ilklerin yaşandığı film Felsefe Taşı büyücülük konusunda yeni doğmuş bir bebek gibi olan Harry’nin hayatını bir gün bambaşka bir boyuta taşıyor. Büyücülük dünyasında meşhur biri haline gelirken önceleri değer görmemiş olan Harry bu büyüleyici ve gizemli dünyaya, kendini hiçbir yerde olmadığı kadar ait hissediyor.

Harry ve diğer çocuklar Hogwart’a vardıklarında onları sınıflarına yerleştirmek için Seçmen Şapka, bütün seri boyunca izleyicilerin ve okurların hiç bir şekilde sevmediği Draco Malfoy ve büyücü futbolu olarak söylenen Quiditch ile ilk yapımda tanışıyoruz.

Büyülü dünyaya kendini kaptıran Harry, karanlık tarafın en ünlü büyücüsü olan ve acımasızlığı ile bilinen Karanlık Lord’a içten içe kin duyarken bir yandan da ona doğru çekilmektedir. Voldemort, Potter’ların uğradığı saldırıdan sonra bedenen değil ama ruhen köşesine çekilmiş ve okulun içine bir şekilde sızmış ve Felsefe Taşını alarak ölümsüzlüğü yakalamak istemiştir.

Küçük yaşta olmalarına rağmen Harry’nin cesareti, Ron’un satranç bilgisi ve Hermoine’nin çalışkanlığı sayesinde Voldemort’a karşı konulan ilk filmden sonra, fantastik dünyanın kapıları ikinci bir filmle bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Yönetmen: Chris Columbus

2. Harry Potter ve Sırlar Odası (2002)

2. Harry Potter ve Sırlar Odası (2002)

Serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odasıdır. Felsefe Taşı filminde Harry Potter’ın Voldemort’la ilk karşılaşmasında onu tekrar alt emenin mutluluğunu yaşamaktadır. Fakat bu, Karanlık Lord’la ilk karşılaşması olmayacaktır.

Ron ve Harry’nin uçan bir arabayla kaçması ile başlayan Sırlar Odası bölümünde Harry Hogwarst’ta ikinci yılında duvarların arasında sürekli ölümden bahseden sesler duyar. Mugle büyücü çocukları ( Bulanıkların) hedef alındıkları saldırının kaynağı izlendiğinde yollar tekrar Voldemort’a çıkar.

İlk filmden de aşina olduğumuz yılanların dili yani çatalca dili Harry’i fazlası ile zor durumda bırakacaktır. Bütün bunların dışında büyücülük dünyasına ait başka yaratıklardan biri de Ev Cinlerinden Dobby, son filme kadar hatırlayacağınız diğer isim olacaktır.

Kitaplarda genellikle daha fazla ayrıntı verilip anlatılan hikayeler, aslına bakarsanız sürekli Harry ve çevresinin hayatından yer almaktadır. Zaten dolu dolu bir anlatıma sahip kitapların bir filme sığdırmaya çalışmak aslına bakarsanız karşımıza çıkan en büyük aksiliklerden biridir.

Harry’nin bu macerasında kendine olan güveni taktire şayan. Bu filme tam uyan slogan ise, “Eğer inanırsak her işi başarırız!” Hogwarts binasında yer alan Sırlar Odasında gerçekleşen büyük karşılaşmada dostu kadar düşmanını da iyi tanıyan Harry bu defa da paçayı kurtaracak. Fakat nasıl kurtardığını isterseniz izleyip görelim.

Yönetmen: Chris Columbus

3. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (2004)

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (2004)

Azkaban Tutsağı, serinin üçüncü filminde Harry ve arkadaşlarının göz ile görülür derecede büyüdüklerini göreceksiniz. Yetişkinlik yolunda ilk adımlarını atan kahramanların bu filmle birlikte düşmanları da artacak. Özellikle Lord Voldemort’un iki defa yenilmesi onu sinirlendirmiş ve müridlerini toplamaya başlamıştır.

Ruh emiciler tarafından korunan Azkaban Büyücülerin hapishanesidir. Ruh emicilerle ile defa bu filmde karşılaştık ve bu ruh emiciler insanın ruhsal olarak zayıflamasına ve güzel anılarını insanlardan uzaklaştırmasını sağlar. Harry ve arkadaşlarının yeni düşmanları ise Azkaban’dan kaçan Sirius Black’tir.

Black karakterini Gary Oldman canlandırmaktadır. Helena Bonham Carter’in hayal edilen rolü ile Bellatrix Lestrange bu film ile karşımıza çıkan iki karakterdir. Harry ve Sirius’un karşılaşmasından sonra öğrenilen gerçek ise hem seyirciyi, hem de Harry’i şok eder. Peki Harry’in tek düşmanı Black midir? Tabii ki hayır!

Konu itibari ile Azkaban Tutsağı, Voldemort ile mücadeleden çok, Hogwarts’ın bilinmeyenleri, Çapulcu Haritası, zamanda yolculuk, Harry’nin hayatına dair bilgiler, büyü dünyasına ait olan değişik yaratıklar gibi konular ele alınmıştır.

Yönetmen: Alfonso Cuaron

4. Harry Potter ve Ateş Kadehi (2005)

Harry Potter ve Ateş Kadehi (2005)

Ateş Kadehi, Quidditch Dünya Kupası’nda ölüm yiyenlerin mugglelara zarar vermesi ve Lor Voldemort’un kara işaretinin her yere yapılması ile başlamaktadır. Serinin dördüncü filmi olan Ateş Kadehi gergin geçen gecenin ardından yeni öğretim yılına başlayan kahramanların okulu, Üç Büyücü Turnuvası adı verilen turnuvaya ev sahipliği yapmaktadır.

Dördüncü kişi olarak da Harry’nin dahil olduğu turnuva, çeşitli parkurlardan geçerek Ateş Kadehine ulaşması ile son bulacaktır. İlk kez bu filmde de Harry’nin aşık olması karşımıza çıkmaktadır. Alacakaranlık serisi ile tanınan ve ününe ün katan Robert Pattinson’ın canlandırmış olduğu Cedric Diggory, Harry’nin ilk aşkı olan Cho ile turnuva için yapılacak olan baloya gitmektedir.

Voldemort ise Ateş Kadehi ile beraber ete kemiğe bürünmektedir ve bunu yaparken de sevilen isimleri Avada Kadevra ölümcül büyü ile öldürmeye devam etmektedir. Şimdiye kadar bütün filmlerde de değişmeyen sevginin gücü, bu filmde de vurgulanarak duygusal sahnelerin oluşmasına neden olmuştur.

Yönetmen : Mike Newell

5. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (2007)

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (2007)

Zümrüdüanka Yoldaşlığını anlatan 5. film Muggle dünyasında da hissedilen farklılıkların yaşandığı film, ruh emicilerin ortalığı karıştırması ile başlıyor. Bu bölümde Harry Voldemort ile aralarındaki bağdan dolayı onun yaptıklarını görmesi ve zihnini koruma altına alması için Zihnifende büyüsü ön planda tutuluyor.

Bu büyüyü ise Harry’nin hiç sevmediği iksir hocası olan Prof. Snape öğretiyor. Bu büyü ile Snape hakkında da bilgi sahibi olan Harry Sihir Bakanlığının gönderdiği Dolores Umbridge gözetimindeki derslerle uğraşmaktadır. Okulun yönetimini ele geçirme derdinde olan Profesöre karşı kendilerini korumaları gerektiğini düşünen kahramanlarımız,Dumbledore’un Ordusu adı ile savunma büyüleri çalışmaları için bir ortam ayarlarlar.

Görsel efektlerin dahi başarılı olduğu film, yetişkin filmi haline geldiğinden Kahramanlarımızı bekleyen çetin savaş için günler çabucak geçmiştir. Zümrüdüanka Yoldaşlığı karanlık tarasın asla anlayamayacağı sevgi temasının ön planda olduğu bir filmdir. Herkese keyifli seyirler dileriz.

Yönetmen: David Yates 

6. Harry Potter ve Melez Prens (2009)

Harry Potter ve Melez Prens (2009)

Serinin altıncı kitabı ile aynı ismi taşıyan Melez Prens’de Lord Voldemort’un kesin olarak döndüğü bilinir ve sihir bakanlığı da onaylar. Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin başına da Severus Snape geçmiştir. İksir derslerini ise okula yeni katılan Horace Slughom verecektir.

Filmde bütün gerilimli anların ortasında Gryfindoor’un Quiditch takım kaptanı olan Harry ve Ron’un kaleciliği, nefes alınan keyifli anlardan biri olacaktır. Serinin en çok sevilen yanı ise renkleri unutmamaları olsa gerek. Harry ise iksir yapımında gösterdiği başarı ile Profesör Slughorn’un dikkatini çekmiştir.

Bu iksirlerin yanlışsız sırrı ise Melez Prens‘te gizlidir. Harry büyük savaşa Dumbledore’un düşünselini kullanarak hazırlanmaktadır. Voldemort’un anılarını izleyerek zayıf ve güçlü yanlarını öğrenmeye devam edecektir. Karanlık Lord ölümsüzlük sırrı ortaya çıkınca hortkuluk denilen nesneler sayesinde ruhunu parçalara bölerek her birini saklamıştır.

Harry’i ise bu parçaları tek tek bulmaya çalışırken sürprizler beklemektedir. Altı film boyunca aşina olduğumuz isimlerden birinin ise bu filmde ayrılıyor olmasının sebebi son filmde öğreniliyor.

7. Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 1 (2010)

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 1 (2010)

Harry Potter kitap serisinin son kitabı olan Ölüm Yadigarı fazla olayların anlatılacak olmasından ikiye bölünmüştür. Tüm kitapların ikiye bölünecek kadar dolu olmasına rağmen, bunu sadece finalde yapmaları film için beklentilerin artmasının en büyük sebebidir.

İlk kısımda Harry’nin mücadelesi dışında aralarındaki sadakati de izleyeceğimiz kahramanlarımız hortulukların peşine düşmüş ve onları tek tek bularak yok etmek ilk hedefleri olmuştur. Harry, Ron ve Hermoine’nin saklanarak yaşamalarına ise Ölüm Yiyenlerin her yerde korku salmaları sebep olmuştur.

Birinci kısımda daha durağan, filmin ve doğal olarak kitabın adı Ölüm Yadigarlarının hikayesinin yanı sıra, Hermoine’nin Bellatrix’in kılığına girmesi, kitabı okuyanların hayal dünyasından çekilmiş gibi. Duygusallık yer yer zorlansa da, serinin sonuna gelindiğinde göze batmayan bir durum söz konusu.

Ölüm Yadigarının ilk bölümü Hortkulukların hepsini yok edecekler mi? Yoksa Hortkuluklarla beraber yok olup gidecekler mi? üzerine yoğunlaşmaktadır.

8. Harry Potter ve Ölüm Yadigarı 2 (2011)

Harry Potter ve Ölüm Yadigarı 2 (2011)

Yıllardır beklenen veda sununda gerçekleşiyor. Serinin son filminde artık kahramanlar ergen hallerini terk ederek birer yetişkin gibi davranmaktadırlar. Sorumluluk alan mücadeleci ruhları ön planda olduğundan Potter’lar, hiçbir zaman sevilmeyen Snape ve Dombledore ile ilgili bilinmeyenler de bu filmde ortaya çıkıyor.

Hogwarts’ın kapısına dayanan Voldemort müritlerini toplamış savaşa hazır beklemektedir. Peki Harry’nin cephesinde durum ne? Seri boyunca hazırlıkları tamam olamayan kahramanlar, bu filmde de aniden toparlanıp, arkalarına Hogwarts’ı alarak güçlerini birleştirirler.

Son film sanki diğer 7 filme selam göndermek istermiş gibi, ilk bölümden itibaren akılda kalan, hatırlanmayan nesneler hatırlanmış ve büyük karşılaşma gerçekleşmiştir. Harry ve Voldemort herkesin önünde düello yaparlar ve filmin sonu hayranları hiçbir zaman tatmin etmeyecek şekilde sonlanır.

Yıllardır kitapları okunup, filmleri izlenen  Harry Potter serisi, sadece fantastik dünyayı tanıtmamıştır. Aynı zamanda bir neslin kitap okumasına, hayal güçlerinin gelişmesine, saf sevgi ve arkadaşlık nedir onları öğrenmelerine vesile olmuştur.

Tabii biz yazımızda her noktaya değinmek isterdik, fakat izleyicilere büyük bir haksızlık olurdu. Yaklaşık 16 yıldır her hatırlandığında unutulmayacak ve gülümseten bu hikaye, henüz bitmiş değildir. Okuyucuların baskısından kurtulmak isteyen J.K Rowling üç kitaplık bir ara seri daha yayınlacağının müjdesini verdi. Yazımıza Harry Potter’ın film çekimine ait bir video ile son verdik. Düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayınız.

Aysel Bağcı

Bir kitap sever, kitaplara aşık insan...

Yorum Yaz