Kitap

1984 Kitap Özeti ve Yorumları

1984 Kitap Özeti ve Yorumları-oku

George Orwell’in politik romanı olan 1984 kitabı 1947 – 48 yılları arasında yazılmıştır. Adının “Avrupa’daki Son Adam” olması düşünülse de yayıncının müdahalesi ile daha ticari olan mevcut adı konulmuştur. İlk defa 1949 yılından yayımlanmıştır.

Konusu ile Faşist – baskıcı iktidarın eleştirisidir. Orwell bir anti faşist baskıcı iktidarın eleştiricisi olduğundan Hayvan Çiftliği adlı romanında da benzer konular bulunmaktadır. Komünist olarak yozlaşmış iktidarın en büyük ön görülerini sergilemiştir.

Yazar George Orwell Hakkında

İngiliz denemecisi ve romancısı George Orwell Hindistan da doğdu. Öğrenimini 1922 yılında tamamladıktan sonra Birmanya’ya giderek İmparatorluk Polis Teşkilatına girdi. 1928 de ise teşkilattan istifa ederek anılarını Burmese Days ( Burma Günleri – 1933) adı altında yayınladı.

Aynı yıl içinde yazdığı Aşağı ve Dışarı Paris ve Londra ( Down and Out in Paris and London) adlı kitabına Paris ve Londra da geçirdiği günleri anlattı. Katalonya’ya Selam (1938) adlı kitabında İspanya ve İç Savaşı üzerine izlenimlerini anlattı.

1984 Kitap Konusu

1984 Kitap Konusu

Kitapta totaliter ve baskıcı bir iktidarın kontrolünde olan Okyanusya toplumu anlatılmaktadır. Toplum parti ve onun lideri olan Büyük Birader’in diktatörlüğünde sınıflara ayrılmıştır. Romanın baş kahramanı hiyerarşik sınıflamada ortalarda yer alan bir memurdur.

Doğruluk Bakanlığında çalışmakta olan parti üyesi Winston Smith’in gözünden baskı altında olan Okyanusya toplumu anlatılmaktadır. 20. yüzyılın en popüler distopik romanı olan 1984 üç kısımda incelenmektedir.

İlk kısımda günlük hayat ve Winston’un yeri tasvir edilmektedir. İkinci kısımda Julia isminde bir kadın ile yaşadığı cinsel ilişki ve parti yönetimine karşı çıkan düşünceler işlenmektedir. Son olarak da Winston’ın parti tarafından ele geçirilmesi ve işkencelerle sisteme uygun bir vatandaş yapılması anlatılmaktadır.

Daha önce yazmış olduğu Hayvan Çiftliği ile 1984’ün benzer çıkış noktaları olduğunu söyleyebiliriz. Her iki roman da konularını II. Dünya Savaşı oluşan baskıcı yöntemlerden, Sovyetler Birliğindeki komünist rejim ve iktidar anlayışından almaktadır.

“Savaş Barıştır. Özgürlük Köleliktir. Bilgisizlik Kuvvettir.”

geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder.

Partinin bu iki söylemi kitapta sık sık karşınıza çıkacaktır.

1984 Kitap Özeti

1984 Kitap Özeti ve Yorumları

Toplumun tüm denetimine hakim olan devlet her şeyi görüp bilmektedir. Tam anlamı ile sıkı yönetilen Okyanusya totaliter bir yöntem şekline sahiptir. Ülke ise Büyük Birader olarak adlandırılan bir lider ve İngiliz Sosyalizm Partisi tarafından yönetilmektedir.

İktidarını sürekli gözetim ve muhbirlikle sağlamlaştıran partinin politik anlamda tek rakibi ise devrim sırasında Büyük Birader ile aynı tarafta bulunan fakat sonradan yönetimle fikir ayrılığına düşen parti aleyhtarı bir tutum izleyen Emmanuel Goldstein’dir.

Emmanuel Goldstein’in kalabalık bir yeraltı örgütünün lideri olduğu söylenmektedir ama hikayede kendisinin ve Büyük Biraderin bile hayatta olup olmadığı anlaşılmamaktadır.

Sınıf Ayrımı

Toplum var olan tek partinin görevlileri ve prol olarak anılan işçi sınıfından oluşmaktadır. Parti üyeleri ise iç ve dış parti olmak üzere ikiye ayrılır. Siyaseti yönlendiren ve hükumeti kuran kesim iç parti, titizlikle seçilen ve toplumun orta sınıfını oluşturan memurlar da dış parti kesimidir.

Sürekli gözetim altında olan dış parti üyeleri sadece sadece sigara ve Zafer Cini tüketme ayrıcalığına sahiplerdir. İşçi kesimi ise alt sınıfı oluşturmaktadır. Proller düşünceleri kıt olduğundan dolayı görevlerini yerine getirdikleri sürece partinin söylediği kadarı ile işçilik, çocuk bakımı, sinema, komşu kavgaları, bira ve kumar ile yaşarlar.

1984’te Dünya

1984'te Dünya

Yeryüzü farklı yönetim tarzlarına sahip üç süper güç olan Okyanusya (Oceania), Avrasya (Eurasia), ve Doğu Asya (Eastasia) kontrolü altındadır. Romanda bu süper güçler ne kadar farklı görünseler de ideolojilerinin aynı olduğu, fakat bunun farkın varmayacak şekilde bastırılan halkın ve üç iktidarın devamlılığı için zorunluluk olduğu söylenmektedir.

Birbirleri ile sürekli savaş hali içinde olan bu üç süper güç bu süreçte müttefikleri sürekli değişmektedir. Savaşların amacı ise eskisi gibi bağımsızlıkların korunması değil de ekonomi dengeleri ve iktidar yapılarının korunmasıdır.

Okyanusya, Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya, Afrika kıt’asının bir bölümü ve Britanya adasına sahip olduğundan İngiliz sosyalizmi ile kontrol edilmektedir. Rusya ve Avrupayı ise Avrasya oluşturmaktadır. İdare anlayışı ise Yeni Bolşevizm anlayışıdır.

Bunun dışında Doğu Asya ülkesi, Çin, Kore, Kuzey Hindistan ve Japonya alanında hüküm sürmektedir. Ortadoğu ise Kuzey Afrika, Güney Hindistan coğrafyası ile bu güçlerin savaş ve sömürge alanıdır. Okyanusya, Roma’nın ilk yarısında Doğu Asya ile müttefiktir.

Avrasya’ya karşı savaştıklarından ikinci yarıda da Avrasya ve Okyanusya müttefik olur ve Hindistan da Doğu Asya’ya karşı savaşırlar. Devletin düşmanı Goldstein’in kitabında ise bu savaşların birer kurmaca olduğu söylenmektedir. Kimse kazanmayacak ya da bu savaşı bitirmeyeceğinden Devletlerin geçerliliği bu kurmaca savaşlara bağlanmıştır.

1984 Kitap Gerçekliği

1984 Kitap Gerçekliği

İletişim araçları ile halk farklı durumlara inandırılmak tadır. Devletin yenilgileri de propaganda yayınları ile birer destan gibi gösterilmektedir. Her türlü bilgiyi kontrolünde tutan parti ayrıca her bilgiyi değiştirebilir.Anlık olaylar için geçmişteki yayınlar ortadan kaldırılarak yeni tarih yazımlarının da yapılması söz konusudur.

Bu yol için dil dahi değiştirilmiş ve kelime anlamları partinin isteğine göre belirlenmiştir. Ayrıca “Yenikonuş” adında kurgusal bir dil oluşturulmuştur. Herhangi bir farklı düşüncenin ve konuşmanın ortaya çıkmasını engellemek için bilinci daraltarak, özgürlük, isyan, karşı çıkış gibi kavramlar tamamen dilden silinmiştir.

Karışıklık oluşması için “Çiftedüğün” yaklaşımı içeren sözcüklerin anlamları birleştirilmiştir. Bu şekilde de iktidarın aksine düşünceler oluşmayacaktır. Partinin kast ettiği şeyleri sözcükler anlatmaktadır.

Örneğin, Barış Bakanlığı savaşları düzenlerken, Bolluk Bakanlığı yiyecek kısaltmalarını, Sevgi Bakanlığı isyan ve işkenceyi engellerken, Doğruluk Bakanlığı da ülkede tele ekranlar ile yapılan gözetimi sağlamaktadır. Bunların dışında “Düşünce Polisi” otoritenin aleyhindeki düşüncelere sahip olanları yakalar, etkisiz hale getirir.

Her yerde bulunan “Büyük Birader Seni izliyor” mesajları ve kameralar ile insanların sakıncalı eylemlere kalkışmaları engellenmektedir. Din yasak olduğundan parti varken dinin insanların hayatlarını yönlendirmesine izin verilmemektedir.

Cinsellik, çocuk yapma dışında yasaktır, zevk ve eğlence çoğu zaman sakıncalı olmuştur. Amaç ise bu tarz şeylerle uğraşıp üretime harcanacak enerjinin tüketilmemesidir.

İsyan, eleştiri ve tepki ancak parti söylerse olabilir. Bu ise sadece iki dakikalık nefret seansları ile devlet düşmanlarının dev ekranlar ile kitleler halinde kınaması halinde gerçekleşmektedir.

1984 Kitap Sonucu

1984 Kitap Sonucu

Herhangi bir sadakatsizlik halinde vatandaşlar sistematik işkenceler ile yeniden eğitimden geçirilmek zorunda kalırlardı. Bu yöntemler vatandaşların zihinlerini “2+2=5” yaklaşımını kabul edecek şekilde yeniden şekillendirirdi.

Sevgi Bakanlığı, ideolojiden sapanların ceza olarak itiraflarını alarak tutukluların önce itiraflarına inanmalarını ve yaptıklarından pişman olmalarını sağlamaktadır. Bu işlem ile toplum içine yeniden çıkarılan kişiler, partinin otoritesini yansıtmaktadır.

Winston ilk başlarda baskıcı iktidara karşı fikir geliştiren bir memur iken artan şüpheleri ve küçük ipuçları ile derinleşir. Ve Julia adında bir kadın ile toplumdan gizli cinsel ilişki yaşar.

Sonrasında ise odalarında bulunan gizli kamera sayesinde yakalanır ve işkence görerek doğru bildikleri unutulur. İşkenceden kaçmak isteyen Winston sevdiği Julia’yı dahi suçlamaktadır. Bu arada Julia da çözülmüştür.

Winston basit bir yaşantıya sahip olduğundan öykünün sonunda partinin gerçekliğini kabul etmiştir. Eskiye dair bir şey hatırlamayan Winston, Julia’yı gördüğünde partinin de istediği ve Okyanusya’ya yakışır bir biçimde sade birer vatandaş gibi davranır.

“Geçtiğimiz on yıl boyunca en çok yapmak istediğim şey politik yazıyı bir sanata dönüştürmektir. … çünkü ifşa etmek istediği bazı yalanlar, dikkat çekmek istediği bazı gerçekler var. … Görev, bu çağın bizi yapmaya zorladığı gerçek halk ve toplumsal aktiviteler yoluyla benim içime işlemiş olan, hoşlandığım ve nefret ettiğim şeylerin uzlaşmasını sağlamaktır.” George Oewell

Aysel Bağcı

Bir kitap sever, kitaplara aşık insan...

Yorum Yaz